Hizmetlerimiz

YUTMA SORUNLARI (Disfaji)

Disfaji (Yutma Güçlüğü), alınan gıdanın ağızdan mideye transferinin mekanik olarak engellenmesi, yutma hareketini sağlayan kasların gücünün azalması veya koordinasyonunun bozulması sonucu oluşan semptomdur.  CP’li bireyler; İnme ya da kafa travması geçirmiş hastalar; MS, Demans, Parkinson, Huntington, Wilson, ALS, Miyastenia gravis  ve Motor Nöron hastaları; Guillain Barre sendromu, Down sendromu, Prader Willi sendromu vb gibi sendromlarda sıklıkla görülmektedir. Uygulanan Oral Motor Egzersizler, Elektro terapi, Termal terapi gibi yöntemlerle Disfajinin önüne geçilebilmektedir.

AKICILIK SORUNLARI (Kekemelik Ve Hızlı Bozuk Konuşma)

Akıcılık Sorunları, konuşmanın akıcılığında ve ritminde ortaya çıkan bozukluklar; uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar olarak tanımlanabilir. 3-4 yaş civarında ortaya çıkar ve genellikle ikincil davranışlar (kurtulma davranışları) eşlik eder.

Nedenleri: Kesin olarak nedenleri bilinmemekle birlikte, bir görüş, kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak ele alırken, bir görüş öğrenilmiş bir davranış olarak tanımlamakta, bir görüş de genetik olduğunu savunmaktadır. Bir başkası da çevresel nedenlerin (Travmatik yaşantılar ve korkular, Aile içi sorunlar, Kayıp ve ayrılıklar, Hatalı anne-baba tutumları) kekemelikte önemli bir rol oynadığı görüşünü savunmaktadır. Nedeni ne olursa olsun Akıcılık Sorunları kontrol edilebilir bir problemdir.

ARTİKÜLASYON (Sesletim) BOZUKLUKLARI

Artikülasyon (Sesletim), bireyin konuşmada yer alan organlarının ardışık, uyumlu hareketleriyle belirli bir dile ait konuşma seslerini (a,b,c….) doğru telaffuz etme becerisidir. Artikülasyon bozuklukları, yapısal kökenli olabildiği gibi, herhangi bir nedene bağlı olmaksızın da görülebilmektedir. Sesletim sorunu yaratabilecek nedenler arasında; yarık dudak-damak ve ağız-yüz anomalileri, ortodontik anomaliler, işitme kaybı, zihin engeli, nörolojik kökenli bozukluklar (CP ve diğer), Disleksi yer almaktadır. Okul öncesi ve okul çağı çocukların %10’unda artikülasyon bozukluğu vardır ve %100 başarıyla sorun çözülmektedir.

GELİŞİMSEL DİL BOZUKLUKLARI (Konuşamayan Çocuklar)

Çeşitli hastalık ve bozukluklar dil gelişiminde gecikmeye veya atipik dil gelişimine neden olabilir. Bunlar arasında Zihin engeli, otizm, İşitme engeli, epilepsi, CP, kafa travması, nörodejeneratif vb. yer alır. Ama özel bir hastalık ya da bozukluk yahut gösterilebilir bir beyin lezyonu olmaksızın da dil gelişiminde gecikme ve/veya sorunlar yaşanabilir. Çocuğunuz 2,5-3 yaşlarındaysa ve kelime dağarcığı 50 kelimeden az ise; daha çok jest ve mimiklerle ya da basit ifadelerle (al, ver, iç vb.)  isteğini belirtiyorsa yardıma ihtiyacınız var demektir.

 

MOTOR KONUŞMA BOZUKLUKLARI (Afazi, Apraksi, Dizartri)

Afazi: Beyin kanaması, beyin tümörü veya beyin travması sonucu ortaya çıkan hasar, sol hemisferde bulunan konuşma merkezini etkilemişse, hastada konuşma bozuklukları oluşur. “söz yitimi” anlamına gelen afazi, edinilmis dil ve konusma kaybı olarak bilinir. Afazide, konuşma, anlama, yazma ve okuma yeteneğinin kaybı görülebilir. Esas olarak yetişkin insanlarda görülür.

Apraksi: Konuşma seslerinin sıralanması için gereken hareketlerin koordinasyonu ile ilgili motor planlama/programlamadan kaynaklanan güçsüzlüktür. Genel olarak sesletim düzeneği ile ilgili kaslarda zayıflık, paralizi ya da koordinasyon sorunu olmaksızın, sesletim hareketlerini istemli ve amaçlı olarak gereği gibi yapamama ve kullanmama sonucu sesbirimlerin yanlış ve tutarsız olarak üretilmesi olarak tanımlanır.

Dizartri: Konusma üretiminde görev alan kasları inerve eden kranyal ve spinal sinirlerde motor uyarıların akısını bozarak alt ve üst motor nöron hasarlanmalarının ortaya çıkardıgı konusma bozuklugu olarak anılır. Parkinson hastalıgı veya beyin-damar hastalıkları gibi çogunlukla ileri yaslarda rastlanabilecek sorunlara baglı olarak ortaya çıkabilir.

SES TERAPİSİ

Ses bozukluğu, kişinin yaşına ve cinsiyetine göre, normal olmayan ses üretimi veya sesin kalitesi, tizliği, şiddeti, tınısı ve süresinin uygun olmamasıdır. Nedenleri; Etiyolojik bağlantılar (Ses teli nodülü, kist, polip, reinke ödemi, paralizi, larenjit, granülom, papillom, sulkus vokalis, reflü vb.), yanlış kullanım (Bağırma yüksek sesle konuşma, sık boğaz temizleme ve öksürme.), alkol kullanımı (Alkol midede asit salgısını arttırarak reflüye neden olur.). Belirtilerden bazıları; konuşma esnasında zorlanma, boğazda yanma ve acıma hissi, seste kısılma, ses kalitesinde bozulma, nefes koordinasyonunda güçlük ve ses şiddetinde anormalliklerdir. Bu anormallikler ses terapisiyle normalleşmektedir.

Comments are closed